Mentora Logo

DEHB Nedenleri? Bilim Ne Diyor?

DEHB’nin Temel Nedenleri


DEHB Nedenleri? Bilim Ne Diyor?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukluk döneminde başlayan ancak yetişkinlikte de devam edebilen bir nörogelişimsel bozukluktur. DEHB’nin belirtileri kadar, nedenleri de uzun yıllardır bilim dünyasında merak konusu. DEHB neden bazı insanlarda ortaya çıkıyor? Genetik mi, çevresel mi? Beyinde nasıl bir farklılık yaratıyor?

Bu sorulara net bir cevap vermek zor olsa da, yapılan araştırmalar genetik yatkınlık, beyin kimyası ve çevresel faktörlerin birleşiminin DEHB’nin ortaya çıkmasında rol oynadığını gösteriyor. Gelin, DEHB’nin nedenlerine daha yakından bakalım.

DEHB’nin Temel Nedenleri

  1. Genetik Faktörler: DEHB Aileden Miras mı?
    Bilim insanları, DEHB’nin genetik geçiş gösteren bir bozukluk olduğunu düşünüyor. Peki, bu ne anlama geliyor? Eğer bir aile üyenizde (anne, baba veya kardeş) DEHB varsa, sizin de DEHB’li olma ihtimaliniz 2 ila 8 kat daha fazla.
    İkizler üzerinde yapılan çalışmalarda, tek yumurta ikizlerinden birinde DEHB varsa, diğerinde de görülme olasılığı %70-80 civarında. Bu, genetiğin önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Ancak, DEHB’ye neden olan tek bir gen bulunmuyor. Bunun yerine, dikkat ve dürtü kontrolü ile ilgili birden fazla genin kombinasyonu DEHB riskini artırıyor.
    Özellikle dopamin ve serotonin ile ilişkili genler üzerinde yapılan araştırmalar, bu nörotransmitterlerin (beyin kimyasalları) DEHB semptomlarıyla bağlantılı olabileceğini gösteriyor.
    Ama unutulmaması gereken bir nokta var: Genetik yatkınlık, DEHB’nin kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez. Çevresel faktörler de süreci etkileyebilir.
  1. Beyin Yapısı ve Kimyası: DEHB’li Beyin Nasıl Farklı Çalışıyor?
    DEHB, sadece davranışsal bir durum değil, aynı zamanda beyindeki belirli bölgelerde yapısal ve işlevsel farklılıklarla ilişkili. Beyin görüntüleme çalışmaları, DEHB’li bireylerde özellikle aşağıdaki bölgelerde değişiklikler olduğunu gösteriyor:
    • Prefrontal korteks: Dikkat, planlama ve öz kontrolü yönetir. DEHB’li bireylerde bu bölgenin aktivitesinin daha düşük olduğu görülmüştür.
    • Bazal ganglionlar: Hareket ve dürtü kontrolüyle ilgilidir. DEHB’li bireylerde buradaki sinyallerin düzenlenmesinde sorun olabilir.
    • Limbik sistem: Duygusal düzenleme ve motivasyon ile ilgilidir. DEHB’si olan kişilerde ani ruh hali değişimleri daha sık görülür.

Beyindeki bu farklılıklar, nörotransmitterlerin dengesizliğiyle de bağlantılı. Özellikle dopamin ve norepinefrin gibi kimyasallar, DEHB’de kilit rol oynar. Dopamin, motivasyon, ödül hissi ve öğrenme süreçleriyle ilgilidir. DEHB’li bireylerde dopamin seviyelerinin daha düşük olduğu gözlemlenmiştir.

Bu yüzden, DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar genellikle dopamin ve norepinefrin seviyelerini artırmaya yönelik etki gösterir.

  1. Çevresel Faktörler: DEHB Sonradan mı Oluşur?

Genetik yatkınlığınız olsa bile, bazı çevresel faktörler DEHB’nin ortaya çıkma riskini artırabilir. Araştırmalar, özellikle aşağıdaki durumların DEHB ile ilişkili olabileceğini gösteriyor:

Hamilelik sırasında maruz kalınan faktörler:

      • Annenin hamilelikte sigara, alkol veya uyuşturucu kullanması,
      • Yetersiz beslenme veya stresin yüksek olması,
      • Ağır metal (kurşun gibi) maruziyeti.

Bebeklik ve çocukluk döneminde etkili olabilecek faktörler:

      • Prematüre doğum veya düşük doğum ağırlığı,
      • Beyin gelişimini etkileyebilecek ciddi enfeksiyonlar,
      • Çocuklukta sık kafa travmaları.

Beslenme ve yaşam tarzı:
DEHB’nin doğrudan bir beslenme şekliyle bağlantılı olduğu kanıtlanmış olmasa da, bazı besinlerin semptomları etkileyebileceği düşünülüyor. Özellikle işlenmiş gıdalar, katkı maddeleri, aşırı şeker tüketimi ve omega-3 eksikliği DEHB semptomlarını şiddetlendirebilir.

Bazı araştırmalar, omega-3 yağ asitlerinin ve protein ağırlıklı beslenmenin dikkati artırabileceğini gösteriyor.

Teknoloji ve ekran süresi:
Çocuklukta aşırı ekran süresine maruz kalmanın beynin dikkat süresini etkileyebileceği düşünülüyor. Ancak, ekran kullanımı DEHB’ye neden olmaz; sadece belirtileri kötüleştirebilir.

  1. DEHB ve Modern Dünya: Gerçekten Daha mı Yaygın?

Son yıllarda DEHB teşhislerinde büyük bir artış var. Peki, bu DEHB’nin gerçekten daha yaygın hale geldiği anlamına mı geliyor, yoksa sadece farkındalık mı arttı?

Bilim insanlarına göre, DEHB uzun yıllardır var. Ancak, günümüzde:

      • Okullarda ve iş yerlerinde dikkat eksikliği daha çabuk fark ediliyor,
      • Psikoloji ve nörobilimdeki gelişmeler sayesinde daha iyi teşhis konuluyor,
      • Teknoloji ve hızlı yaşam tarzı, DEHB’li bireyler için daha fazla zorluk yaratıyor.

Ayrıca, EEG gibi yeni nesil dikkat ölçüm teknikleri, DEHB’nin objektif olarak ölçülmesine olanak sağlıyor. Eskiden sadece gözlemlere dayalı teşhis konulurken, şimdi beyin dalgalarını analiz ederek daha kesin veriler elde edilebiliyor.

Sonuç olarak: DEHB’nin Tek Bir Nedeni Yok!

DEHB, genetik, beyin yapısı ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonuyla ortaya çıkan bir durum. Yani, tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Ancak, beynimizin nasıl çalıştığını anlamak, DEHB semptomlarını yönetmek için büyük bir avantaj sağlar.

Günümüzde DEHB’yi daha iyi anlamak ve doğru stratejiler geliştirmek için pek çok bilimsel yöntem kullanılıyor. Kendi beynimizi ve dikkatimizi daha iyi anlamak, semptomları yönetmek için en güçlü araçlardan biri.

Peki, dikkatinizin gerçekten nasıl çalıştığını hiç merak ettiniz mi?


Yazar: Pınar Nur Eroğlu
Yayınlanma Tarihi: 26 Ocak 2026 Pzt 09:31 | ~4 dk okuma süresi